Mısır’daki Halk İsyanının Bölge ve Türkiye Üzerindeki Etkileri

7 02 2011

TBMM Genel Kurulu 60. Birleşim 07 Şubat 2011

” Türk silahlı kuvvetleri deniz unsurlarının, Korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygunla uluslararası mücadele amacıyla Aden körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap denizi ve mücavir bölgelerde görevlendirilmesi için, Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca verilen iznin tekrar bir yıl süreyle uzatılmasına ilişkin tezkere ”

Korsanlık, deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle mücadele için BM kararları uyarınca Aden Körfezi, Somali karasuları ve mücavir bölgelere TSK deniz unsurları gönderilmesine dair Hükümet tarafından onayınıza sunulan tezkere hakkında CHP adına görüşlerimi açıklamak amacıyla söz almış bulunuyorum.

Daha önceki iki tezkere uyarınca bu bölgelere gönderilen TSK deniz unsurları,  görevlerini, BM sistemi içinde,  başarıyla yerine getirmişlerdir. Şimdi yüce Meclis’e sunulan tezkere ile TSK deniz unsurlarının görev süresi bir yıl daha uzatılıyor.

Dünyamız gerçekten “küresel köy” e dönüşmüş durumda.  Bu ortamda ülkeler arasında giderek genişleyen ortak çıkar alanları, artan bir işbirliğini gerektiriyor. Aynı şekilde, ortak tehditlere karşı da uluslararası dayanışmanın ön plana çıktığını görüyoruz. Deniz haydutluğu ve korsanlık ta bu alanlardan biri…Türkiye, hem ulusal çıkarlarını ilgilendirmesi, hem de uluslararası sorumluluklarını ciddiyetle yerine getiren bir devlet olarak, bu işbirliği alanına bigâne kalamamakta ve Birleşmiş Milletler sistemi içinde aktif bir şekilde bu alandaki faaliyetlere katılmaktadır. Önümüzdeki tezkere de bu amaca yöneliktir.

Türkiye’yi bölge güvenliği açısından yakından ilgilendiren bir gelişme de, Arap ülkelerini vuran isyan fırtınasıdır.

“Yasemin Devrimi” olarak adlandırılan Tunus’taki halk isyanının etkisi bölge ülkelerine suretle yayılmış ve özellikle, Mısır’ı, Cezayir’i, Yemen ve Ürdün’ü etkisine almıştır. Son gelen haberler, Suudi Arabistan’ın da bu fırtınadan masun kalamayacağına işaret etmektedir. Yazının devamını oku »

Reklamlar




ABD Nükleer Silahları Türkiye’den Çıkarılmalı

2 02 2011

Cumhuriyet Gazetesi / 02 Şubat 2011

Felaketli gidişi önlemenin çaresi hem İran’ın hem de İsrail’in yaşamlarını ve savunmalarını sağlamak için nükleer silahlara ihtiyaç duymayacakları ortamı yaratmakla olur. Bu da Ortadoğu’nun Nükleer Silahlardan Arındırılması Projesi’nin yaşama geçirilmesiyle sağlanabilir. Türkiye bu büyük ve soylu projeye önderlik için önce ülkesindeki ABD nükleer silahlarını çıkarmalıdır.

Dışişleri Bakanlığı’nın 2011 yılı bütçesinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi sırasında yaptığım konuşmada, WikiLeaks’in açıkladığı belgeler arasında bulunan Almanya’daki ABD Büyükelçisi’nin Washington’a gönderdiği 12 Kasım 2009 tarihli gizli rapora da temas ettim. Raporun önemi, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon’un muhatabı Almanya’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Christoph Heusgen’e Türkiye’de ABD kontrolünde bir nükleer silah stokunun bulunduğunu belirtmesinden kaynaklanıyordu. Yazının devamını oku »





wordpress, 2010 in review

3 01 2011

Your 2010 year in blogging

Happy New Year from WordPress.com! To kick off the year, we’d like to share with you data on how your blog has been doing. Here’s a high level summary of your overall blog health: Yazının devamını oku »





1915 olaylarını “soykırım” diye tanımlayan Amerikan Temsilciler Meclisi yasa tasarısı hk.

24 12 2010

TBMM Genel Kurulu 23. Dönem 5. Yasama Yılı 41. Birleşim
24 Aralık 2010 Cuma

CHP GRUBU ADINA ŞÜKRÜ MUSTAFA ELEKDAĞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2011 yılı bütçe yasasının 25’inci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini arz etmek amacıyla söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, kabul etme olasılığı nedeniyle Ankara’nın bir haftadır diken üstünde oturmasına yol açan, 1915 olaylarını “soykırım” diye tanımlayan Amerikan Temsilciler Meclisi yasa tasarısı, dün gece gündemden düşerek kadük oldu. Yazının devamını oku »





Leş mi kesildik?

23 12 2010

TBMM Genel Kurulu 23. Dönem 5. Yasama Yılı 40. Birleşim

( Bu konuşma 2011 Yılı Bütçesi görüşmeleri sırasında 14. Madde görüşülüken yapılmıştır. )

CHP GRUBU ADINA ŞÜKRÜ MUSTAFA ELEKDAĞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 14’üncü maddeyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini sizlerle paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bundan önce bu kürsüde yaptığım konuşmada, Sayın İçişleri Bakanımızla Sayın Dışişleri Bakanımızın da hazır bulundukları bir oturumda, Türkiye için yaşamsal nitelikteki tehditleri ele almış ve bu konularda neler yapılması gerektiği hususunda bazı telkinlerde bulunmuştum.

Bu tehditlerden birincisi, Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt devletine benzeyen bir siyasi yapılanma kurmak amacı ile başlatılan girişimdi. Açılım safsatası ile azdırılan terörist sözcüleri, artık hiç pervasız isyan bayrağını açmış ve “bağımsız özerk Kürdistan” modelini ilan etmişlerdi. Bu devletin bayrağı, öz savunma gücü, ayrı dili ve kendi meclisi olacak ve kendi kendisini yönetecekti. Bu devlet bölgenin ekonomik kaynaklarını kullanım ve tüketim hakkına sahip olacaktı. Türkiye Kürt halkıyla yeni bir sözleşme yapacak ve böylece esasta konfederal yani iki devletli bir sistem Türkiye’de uygulanacaktı. Yazının devamını oku »





Türkiye’nin Terörle Mücadelesi ve ABD’nin tutumu

23 12 2010

Cumhuriyet Gazetesi 23 Aralık 2010

ABD’nin Türkiye’ye karşı Kürt kartını oynamasının bir nedeni Obama yönetiminin ABD’nin baş düşmanı olarak gördüğü İran’a AKP Hükümeti’nin destek verdiği yolundaki algılamasıdır. Türkiye ile ABD arasında karşılıklı çıkarların ayarına acilen ihtiyaç vardır. Halen, Öcalan, Barzani, PKK ve PEJAK, Amerika’nın piyonlarıdır

Terörle mücadelede Türkiye’nin ne durumda olduğuna göz attığımız zaman çok karanlık ve endişe verici bir tabloyla karşılaşıyoruz. Hükümet yaklaşan genel seçimler öncesinde PKK’nın terör eylemlerini durdurmak suretiyle siyasi getirim sağlamak için terör örgütüyle bir müzakere ve pazarlık süreci başlatmıştır. Bu süreçte, “Öcalan-Kandil ekseni”, “Demokratik Çözüm” adını verdiği şu şartları Hükümet’e dayatmıştır: Anayasada vatandaşlık tanımı değiştirilmeli, Kürt kimliği Anayasa’da güvence altına alınmalı, Kürtçe eğitim ve öğretime geçilmeli, Güneydoğu’ya özerklik verilmeli ve Öcalan’ı da kapsayan bir genel af çıkarılmalıdır. Yazının devamını oku »





Bu silahlar hangi karanlık amaçlara hizmet için ülkemizde ?

20 12 2010

TBMM 23. Dönem 5. Yasama Yılı 37. Birleşim

Dışişleri Bakanlığı’nın 2011 yılı bütçesi hakkında CHP Grubunun görüşlerini sunmak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Türk dış politikasının öncelikli hedefi, Türkiye’nin ulusal ve toprak bütünlüğünün korunması ve ülkemizin karşılaştığı bu tür tehditlerin bertaraf edilmesidir.

Dış politikamızın başarısı da, her şeyden önce bu görevi yerine getirip getirmediğiyle ölçülür.

Halen Türkiye’nin karşılaştığı yaşamsal tehdit PKK teröründen kaynaklanıyor.

Bu tehdidin iç boyutunun yanında bir de soruna çözüm arayışlarını çıkmaza sokan dış boyutu vardır. Konuşmamda, Türkiye’nin belini büken bu dış boyutun etkisizleştirilmesi hususunda Türk dış politikasının üstüne düşen önemli görevi yerine getirip getirmediği sorusuna yanıt arayacağım. Yazının devamını oku »