çukurca/hantepe iddiaları ile ilgili olarak

11 08 2010

TBMM Başkanlığı’na

Bir süredir çeşitli gazetelerde Türk Silahlı Kuvvetlerini son derece ağır bir şaibe altında bırakan ve Türkiye’nin PKK terörüyle mücadele çabasını temelden çökertebilecek nitelikte vahim bir iddiaya yer verilmektedir. Bu iddiaya göre, PKK’nın 19 Temmuz günü Çukurca/Hantepe mevziine yapmış olduğu baskında 7 askerimizin şehit olması inanılmaz bir ihmal ve davranış nedeniyle vukubulmuştur.

İddiaya göre, bir PKK birliğinin askerlerimizin bulunduğu Hantepe mevziine yaklaştığı “Heron” denilen insansız hava araçları tarafından saptanmış ve görüntüler Batman’daki Heron İzleme Merkezi’ne yansıtılmıştır. Sözkonusu Merkez bu bilgileri yetkili komutanlara iletmiş, buna rağmen Hantepe mevziine destek sağlanmamış ve askerlerimiz terör saldırısı karşısında “taammüden” yapıldığı izlenimini veren bir davranışla yalnız ve sahipsiz bırakılarak şahadetlerine yol açılmıştır. Olayın kamuoyuna kanıt niteliğindeki görüntülerle sunulmuş olması iddianın gerçek olup olmadığına ilişkin kuşkuları bertaraf eden bir nitelik taşımaktadır.

Daha önce bu yolda başka iddialar da basında yer almıştı. Nitekim, Doçent Önder Aytaç’ın 20 Haziran 2010 tarihli Star Gazetesinde yer alan iddiasına göre, 150-200 kişilik bir PKK birliğinin sınırlarımızdan içeri girdiği Heron’lar tarafından tespit edilmesine rağmen gerekli mukabele, Batman’daki merkez’de görev yapan Albay’ın komutanlarına “bunları şimdi vurmayacağız da ne zaman vuracağız?” demesine rağmen, yapılmamıştır.

Bu ağır suçlamaların üzerinden uzunca bir zaman geçmesine rağmen bunlarla ilgili olarak bugüne kadar Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından herhangi bir açıklama yapılmamış olması şu beş nedenle duruma son derece vahim bir boyut kazandırmıştır:

• Bunlardan birincisi, TSK içinde terör örgütü ile işbirliği yapan hizipler bulunduğu yolundaki alçakça iftiralar kamuoyu gözünde inanılır hale gelecektir.
• İkincisi, TSK bünyesinde ihmalkarlığa göz yumulduğu ve dolayısıyla ordumuzun disiplin zafiyetinden malul olduğu izlenimini yaratacaktır.
• Üçüncüsü, TSK’nin terörle mücadelede moral gücünü yitirmesine yol açılacaktır.
• Dördüncüsü, Hükümetin TSK üzerinde gerekli denetim yetkisini kullanmaktan aciz kaldığı ve bunun bir sonucu olarak olan biteni ört bas etme yoluna gittiği gibi bir intibaın doğacaktır.
• Ve nihayet, evlatlarını askere kutsal bir vatan görevi olarak gönderen, şahadeti ulvi bir fedakarlık ve ilahi bir şeref olarak gören halkımızın bu duygularının zedelenmesine yol açılacaktır.
Söz konusu iddialar ile ilgili olarak aşağıdaki sorularımın Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN:

http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/yazili_sozlu_soru_sd.onerge_bilgileri?kanunlar_sira_no=85339

Reklamlar

İşlemler

Information




%d blogcu bunu beğendi: