Hac’ da Yine Facia !

15 02 2006

Yankı Dergisi, Şubat 2006

Her yıl tekrarlanan ve ülkemiz ile birlikte tüm İslam Alemini yasa boğan Hac facialarından birini daha, bu yıl yaşadık.

Aralarında 12 vatandaşımızın da bulunduğu 362 hacı can verdiler.

Son yıllarda hemen her yıl tanık olduğumuz bu facialarda canlarını yitirenlerin sayısı binlerle ifade ediliyor ve kesin bir rakam temin etmek dahi mümkün olmuyor.

Bazı trafik kazalarından sonra “cinayet gibi kaza” tabirini kullanırız.

Bu hac facialarının hepsinin ortak niteliği Suudi makamlarının derin ve affedilmez ihmalleri sonucu meydana gelmiş olmalarıdır.

Suudi Arabistan, hacı adaylarına kaba ve nobran davranmakla yetinmeyip, sergiledikleri inanılmaz ihmalkarlık ile binlerce hacı’nın feci şekilde ölümüne davetiye çıkarmaktadır.

Bütün bu facialardan sonra ölenlerin devlet ve ailelerine özür dilemeyi dahi çok gören Suudi Arabistan, ölenlerin naaşlarının ülkelerine gönderilmesine izin vermemek ve bu masum kurbanlara birer mezar taşı dikilmesini dahi reddetmek gibi insanlık dışı uygulamaları pervasızca sürdürmektedir.

İslamın en mukaddes yerlerinin muhafızlığını yapmak onur ve imtiyazına sahip olan Suudi Arabistan’ın din kardeşlerinin ölümleri karşısında bu kadar kayıtsız ve dikkatsiz kalmaya her halde hakkı yoktur.

Suudi Arabistan bu facialara yol açan ihmalkar tutumunu düzeltmemekle, sadece ölenlerin aile ve ülkelerini üzmekle kalmamakta tüm dünyada özellikle İslam karşıtlığını bir düşünce sistemi haline getirmiş olan malum çevrelerde kutsal dinimizin büyük itibar kaybetmesine de yol açmaktadır.

Başta İslam Konferansı Örgütü olmak üzere bütün uluslar arası kuruluşlar için, Suudilerin bu ihmallerine karşı çıkmak ve dur demek zamanı artık gelmiştir.

Ama ne yazık ki Suudi Arabistan’ın İslam Alemindeki imtiyazlı durumundan ve petrol gücünden çekinen Uluslararası camia Hac facialarını adeta görmezden gelmektedir.

Sadece İslami kuruluşlar değil, en önemli insan hakkı olan yaşama hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları ile ilgili kuruluşları da bu sorunu gündemlerine almalıdırlar.

Hac sırasındaki kazalarda yaşamını yitiren vatandaşları için ilgili ülkeler Suudi Arabistan’dan tazminat talebinde bulunmak cesaretini göstermelidir.

Cenazelerin ülkelerine gönderilmesi konusunda da ısrarcı olunmalıdır.

İslam Konferansı Örgütü Parlamenter Asamblesi Birliği’nin Genel Konferansı bu yıl Nisan ayında İstanbul’da yapılacaktır.

Tüm İslam aleminin ve hatta bütün dünyanın ilgisini çekeceği kuşkusuz olan bu önemli toplantıda benimde üyesi bulunduğum Türk Parlamento Heyeti’nin Hac’da yaşanan facialar konusunu gündeme getirmesinin yerinde olacağını düşünüyorum.

Reklamlar

İşlemler

Information




%d blogcu bunu beğendi: