İncirlik Üssü’nün ve Türkiye’deki Diğer Üs ve Tesislerin Hukuk Dışı Kullanımına İlişkin Uygulamalar

15 11 2005

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ” Dışişleri Bakanlığı Bütçesi ”

İncirlik Üssü’nün Afganistan’da yürütülen Sürekli Özgürlük ve Uluslararası Güvenlik Yardımı (ISAF) Harekatları Bağlamında Kullanılması

Halen Afganistan’da, siyasi, askeri ve özellikle hukuki açılardan birbirinden farklı iki farklı askeri harekat yürütülmektedir.

Bunlardan birincisi, Afganistan’da terörle savaşa yönelik “Sürekli Özgürlük Harekatıdır “ (Enduring Freedom) .

Bu konuda, BM Güvenlik Konseyi’nin 1368 ve 1373 sayılı kararlarına ilaveten NATO çerçevesinde de bir karar almıştır. Az sonra ayrıntılı olarak belirteceğimiz üzere, BM Güvenlik Konseyi’nin almış olduğu her iki karar da tavsiye niteliğinde olup hukuki bir bağlayıcılığa sahip değildir.

Bu nedenle, Hükümet hukuki açıdan doğru olanı yaparak “Sürekli Özgürlük Harekatı”nı desteklemeyi olumlu mütalaa ile konuyu TBMM’ne onay için sunmuştur.

TBMM de, Anayasa’nın 92. ve 117. maddeleri uyarınca 10 Ekim 2001 tarihinde almış olduğu 722 sayılı kararla, Hükümete, “Sürekli Özgürlük Harekatına”, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin … kendi olanaklarının elverdiği ölçü ve biçimde, her katkıyı yapması” hususunda yetki vermiştir .

TBMM’nin bu kararına istinaden halen İncirlik Üssü “Sürekli Özgürlük Harekatı” çerçevesinde transit merkez olarak kullanılmaktadır. Bu uygulama yasaldır.

Afganistan’da yürütülen ikinci harekat ise, Afganistan’ın yeniden uluslararası topluma kazandırılmasına yönelik “Uluslararası Güvenlik Yardım Harekatıdır” (International Security Assistance Force – ISAF).

Bu harekat “Sürekli Özgürlük Harekatı” nden tamamen farklı olup dört BM Güvenlik Konseyi kararına (1386, 1413, 1444 ve 1510) dayanmaktadır.

AKP Hükümeti, Türkiye’nin ISAF’a katılmasını yukarda sözünü ettiğimiz 722 sayılı TBMM kararına dayandırarak uygulamaya koymuştur.

Bu uygulama hukuken hatalıdır.

Çünkü, TBMM’nin almış olduğu 722 sayılı karar, sadece “Sürekli Özgürlük Harekatına” katılım ve destekle sınırlıdır. ISAF’ı kapsamaz.

Bu nedenle, ISAF harekatı için Anayasamızın 92. maddesi uyarınca ayrı bir TBMM kararı çıkarılması zorunludur. Sonuç olarak, Türkiye’nin ISAF’a katılımı, bu bağlamda Afganistan’a asker göndermesi ve bu amaçla İncirlik Üssünü ABD’ye kullandırması yasal değildir.

Irak’ta Barış ve Güvenliğin Tesisi Amacıyla Türkiye’deki Belirli Liman, Havaalanı, Tesis
ve Üslerin Yabancı Kuvvetler Tarafından Kullanılmasına BM Güvenlik Konseyi’nin 1483 sayılı kararına dayanılarak Gizli Bakanlar Kurulu kararıyla İzin Verilmesi

ABD’nin Irak’a yapmış olduğu askeri müdahaleden sonra BM Güvenlik Konseyi (BMGK), 22 Mayıs 2003 tarihinde almış olduğu 1483(2003) sayılı kararla , örgüt üyesi ülkeleri, Irak’ta barış ve güvenliğin yeniden tesis edilmesi yönündeki uluslararası çabalara katkıda bulunmaya ve bu ülkedeki kurumların yeniden inşa sürecine yardımcı olmaya çağırmıştır

Hükümet, BMGK’nin sözkonusu kararına dayanarak 23 Haziran 2003 tarihinde kabul ettiği (2003/5755) sayılı gizli kararname ile, ülkemizdeki (aralarında İncirlik Üssü de bulunan) belirli liman, havaalanı, tesis ve üslerin sözkonusu BMGK kararında öngörülen faaliyetler çerçevesinde ve Genelkurmay başkanlığı’nca belirtilecek ilke ve usuller doğrultusunda dost ve müttefik ülkeler tarafından kullanılmasına izin vermiştir.

Bilahare, üzerindeki gizlilik tasnifi 13 Kasım 2003 tarihinde kaldırılan bu kararname,
ilki 22 Haziran 2004 tarihinde alınan 7515 sayılı, ikincisi ise 18 Nisan 2005 tarihinde alınan 8712 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile iki kez birer yıl süreyle uzatılmıştır.

Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesinde yayımlanan 12 sayılı ve 14 Ocak 2004 sayılı bilgi notunda, 5755 sayılı kararnameye hukuki dayanak olarak, BM güvenlik Konseyi’nin almış olduğu 1483 (2003) karar belirtilmekte ve bu kararın BM Yasası’nın VII. Bölümü çerçevesinde alınmış olması nedeniyle üye ülkeler için bağlayıcı olduğu vurgulanarak, Anayasa’nın 92. maddesinde öngörülen TBMM tarafından onay zorunluluğu göz ardı edilmektedir.

Oysa, BM Güvenlik Konseyi’nin bu tür kararları bağlayıcılık taşımaz ve böyle bir karara istinaden alınan Bakanlar Kurulu kararıyla barış harekatı icaplarının yerine getirilmesi hukuki dayanaktan tamamen yoksun olur.

Hükümet’in , Türkiye’nin BM Yasası’ndan doğan yükümlülüklerini yanlış değerlendirme gibi ısrarlı bir eğilimi var. Bu nedenle bu konuya açıklık getirmenin yararlı olacağı kanısındayım.

BM Yasası hazırlanırken, 39, 41, 42, 43 ve 45. maddeler, BM sisteminin öngördüğü yeni dünya düzeninin temelini oluşturacak şekilde tanzim edilmiştir.

39. maddeyle barışın tehdit edildiğinin veya bir saldırı fiilinin vuku bulduğunun tespiti Güvenlik Konseyi’nin kararına bırakılmış, keza Güvenlik Konseyi’nin BM Yasası’nın 41. ve 42. maddeleri gereğince uluslararası barış ve güvenliğin muhafazası ve yeniden tesisi için silahlı kuvvet kullanımı da dahil gerekli önlemleri alabileceği ve gerekli girişimlerde bulunabileceği öngörülmüştür. Bu hususlar, uluslararası hukukta devrim niteliğinde bir yaklaşımı yansıtıyordu.

Ancak, bu maddelerin içeriğinin bu şekilde formüle edilmesi, Güvenlik Konseyi’nin bu konudaki kararlarını yerine getirme görevinin Yasa’nın 43. maddesi uyarınca üye devletlerin sağlayacakları birliklerden kurulacak bir BM Silahlı Kuvveti’ne verileceği varsayımına dayandırılmıştı.

43. maddenin 1, 2 ve 3. fıkraları gereğince, üye devletlerin Güvenlik Konseyi’ne silahlı kuvvet tahsis etmeleri ve geçiş hakları ile diğer askeri yardım kolaylıkları sağlamaları, Konsey ile imzalayacakları ve kendi anayasal usulleri gereğince onaylayacakları anlaşmalar yoluyla yapılacaktı.

Bu kuvvetin siyasi kullanımı Güvenlik Konseyi’ne, askeri komutası ise Konsey’e bağlı bir Askeri Kurmay Komitesi’ne bağlı olacaktı (Yasa’nın 45 ve 46. maddeleri).

Ne var ki, Soğuk Savaş döneminde bu kuvvetin kurulması için gerekli anlaşmalar yapılamadı. Yapılmış olsaydı, BM üyesi devletler, Konsey’in bu konuda bağlayıcı saydığı kararlarla bağlı olacaklardı. Anlaşmalar akdedilemeyince Konsey’in sözkonusu kararları sırf tavsiye niteliğinde kaldı. ( Hans J. Morgentau, Politics Among Nations, Forth Edition, Alfred A. Knoph, New York, 1966, s. 292)

Bu itibarla, Konsey’in bir barış harekatı ile ilgili olarak üye ülkelere çağrıda bulunan veya yetki vermeyi öngören bir karar alması durumunda, bu karar, üye devletler tarafından doğrudan ve otomatik olarak uygulamaya koyacakları bir karar anlamını taşımaz.

BM Güvenlik Konseyi’nin bir barış harekatı çerçevesinde aldığı bir kararın gereklerini,Türkiye’nin hukuken otomatik olarak uygulamaya koymak şeklinde bir yükümlülüğü olmadığı gibi, kendi iç hukuku açısından da bunu yapması mümkün değildir. Böyle bir durumda, önce hükümetin bu konuda bir karar vermesi, sonra da bu kararını Anayasa’nın 92. maddesi uyarınca TBBM’ ye onaylatması zorunludur

ABD’nin Irak’taki Kuvvetlerinin Rotasyonunu İncirlik Üzerinden Gerçekleştirmesine,
BM Güvenlik Konseyi’nin 1483 Sayılı Kararına İstinaden İzin Verilmesi

14 Ocak, 2004’te Dışişleri Bakanlığı web sitesinde yayımlanan bilgi notunda Amerika’nın Irak’taki kuvvetlerinin rotasyonu konusunda da şu bilgiler veriliyordu.

“ABD, Aralık ayı içerisinde, Irak’ta konuşlu kuvvetlerinin bir bölümünün rotasyonunu 10. Tanker Üs Komutanlığı/İncirlik üzerinden gerçekleştirebilmek için müracaata bulunmuştur. Sözkonusu rotasyon 60.000 ABD askerini kapsamakta olup 4 ay sürecektir.. ABD’nin bu talebi Bakanlığımız ve Genelkurmay Başkanlığımız dahil ilgili makamlarımız ve uzmanlarca anayasal, hukuki, askeri siyasi tüm veçheleriyle kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede ABD talebinin, Anayasamızın “Savaş hali ilanı ve Silahlı Kuvvet Kullanılmasına İzin Verme” kenar başlıklı 92. Madde hükmü çerçevesinde mütalaa edilmesini gerektiren bir yönü bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ABD’nin talebi, geçici bir süre için öngörülen bir rotasyon faaliyetidir ve Türkiye’den transit geçişle sınırlıdır. Daha açık ifade etmek gerekirse, BM Güvenlik Konseyi tarafından öngörülen amaçlarla faaliyette bulunmak üzere, transit maksatla, uçak değiştirilmesinin gerektirdiği süre kadar Türkiye’de bulunacak yabancı silahlı kuvvet unsurları klasik anlamda silahlı kuvvet mevcudiyeti olarak değerlendirilmemiştir. Anayasamızın anılan maddesinde de bu gibi durumlar dikkate alınmıştır.

Dışişleri Bakanlığı’nın bu açıklamasında Anayasamızın 92. maddesine ilişkin olarak yer alan yorumlar hatalıdır.

92. madde, yabancı silahlı kuvvetlerin herhangi bir maksatla olursa olsun Türkiye’de bulunmasına – buna rotasyon amacıyla yapılan kısa bir süre için konaklama da dahildir -, izin verme yetkisini TBMM’ne vermiştir. Anılan maddenin yazılışı açıktır ve belirttiğimiz anlam dışında bir yoruma olanak tanımamaktadır.

Ancak, 92. madde, iki istisnai durumda izin verme yetkisinin TBMM’nde bulunmayacağını belirtmiştir.

Bunlardan birincisi, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası antlaşmalardan doğan yükümlülük halleridir. İkincisi ise, milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği hallerdir.

60.000 Amerikan askerinin Irak’ta cereyan eden harekat nedeniyle İncirlik’te konaklanmak suretiyle nakledilmesi Anayasamızın öngördüğü istisnalardan ikisine de kesinlikle uymamaktadır.

• Antlaşmalardan doğan yükümlülük hali denilince, Kuzey Atlantik Antlaşması ile SEİA kapsamındaki yükümlülüklerimiz sözkonusu olabilir. Ancak, bu anlaşmalar çerçevesinde Türkiye’de devamlı veya geçici olarak konuşlandırılabilecek, ABD kuvvetlerinin, işlev ve varlık nedenleri, Kuzey Atlantik Antlaşması ile SEİA’nın yasal amaçları, işlevleri ve kapsamıyla sınırlıdır.

• SEİA ile eklerinde İncirlik Üssü’nün ABD silahlı kuvvetleri tarafından ne şekilde kullanılacağı dikkatle tadat edilmiştir. Irak’taki askerlerini değiştirmek için ABD’ye İncirlik’in kullandırılması, Türkiye için ne Kuzey Atlantik Antlaşması’ndan, ne de SEİA’dan doğan bir yükümlülük değildir.

Ayrıca, sözkonusu 60.000 askerin rotasyonu operasyonunu milletlerarası nezaket kuralları bağlamında mütalaa etmek imkanı da yoktur.

Bütün bunların yanında, Dışişleri açıklamasında belirtildiği üzere, ABD kuvvetlerinin rotasyonunun “BM Güvenlik Konseyi tarafından öngörülen amaçlar” bağlamında gerçekleştirildiği ifadesi de, yukarıdaki değerlendirmemizi etkilemez. Daha önce de belirttiğimiz üzere, Güvenlik Konseyi’nin bir barış harekatı çerçevesinde aldığı bir kararın gereklerini, Türkiye’nin otomatik olarak uygulamaya koymak şeklinde bir yükümlülüğü olmadığı gibi, kendi iç hukuku açısından da bunu yapması mümkün değildir.

Böyle bir durumda, önce hükümetin bu konuda karar alması sonra da bu kararını Anayasa’nın 92. maddesi uyarınca TBMM’ne onaylatması zorunludur.

İncirlik Üssü’nün ABD Tarafından Lojistik İkmal Merkezi Olarak Kullanılmasına İlişkin Olarak Anayasa’nın 92. Maddesine Aykırı Şekilde Bakanlar Kurulu Kararıyla İmzalanan Gizli Anlaşma Hukuki Dayanaktan Yoksun

İncirlik Üssü’nün ABD tarafından geniş kapsamlı bir şekilde Ortadoğu’daki harekatlarını desteklemek üzere lojistik ikmal merkezi (lojistics hub) olarak kullanılması yolunda Washington’un Türk Hükümeti’nden talepte bulunduğu bir süredir basınımızda yer almaktaydı.

Bu taleple ilgili en hassas unsurlardan birini, Washington’un, İncirlik merkezli faaliyetlerini ve ABD uçaklarının İncirlik’ten yapacağı uçuşları, Türk siyasi ve askeri makamların kontrol ve onayına tabi tutmamak veya bunu basit bir formalite düzeyine indirgemek hususundaki ısrarı oluşturuyordu.

.Bilahare, 2005 Mayıs ayında Dışişleri Bakanlığı web sitesinde yayımlanan “Basın Bilgi Notları”’nda sözkonusu anlaşmanın 8712 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden imzalandığı açıklanmıştır.

Bilgi notunda, İncirlik Üssü’nün Amerika tarafından bir lojistik ikmal merkezi olarak kullanılmasını öngören gizli tasnifli anlaşma çerçevesinde, ABD askeri personeli tarafından uçurulan ABD silahlı kuvvelerine mensup uçakların askeri lojistik ikmal malzemesiyle yüklü olarak bu üsse inecekleri ve getirilen malzemenin yine ABD askeri personeli tarafından uçurulan değişik tip ABD uçaklarına yüklenerek Irak ve Afganistan’a nakledilmesinin öngörüldüğü belirtilmektedir.

Bu faaliyetin niteliğini dikkate aldığımız zaman, bunun, Anayasamızın 92. maddesindeki “yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması”nın kapsamına girdiğini görürüz… 92. maddenin öngördüğü iki istisnai durum dışında bu faaliyetin gerçekleşmesine izin verme yetkisi TBMM’nindir.

Sözkonusu iki istisnai durum da, Anayasamızın anılan maddesinde, “Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası anlaşmaların veya nezaket kurallarının gerektirdiği haller” olarak tanımlanmıştır. İncirlik’in yukarda tarif edilen kullanımının milletlerarası nezaket kuralları uyarınca ifa edilen bir faaliyet kapsamıma girmediği açıktır.

Milletlerarası anlaşmalar kapsamında İncirlik Üssü’nün kullanımı ise, Türkiye’nin,Kuzey Atlantik Antlaşması ile SEİA’dan doğan yükümlülükleri bağlamında yasal olarak iki şekilde olabilmektedir.

• Bunlardan birincisi, Kuzey Atlantik Antlaşması’ndan kaynaklanan hükümler çerçevesinde Üssün NATO’ya tahsisli bazı kuvvetler tarafından kullanılmasıdır. NATO tatbikatları çerçevesinde İttifak kuvvetlerinin Türkiye’ye intikali bağlamında İncirlik’in kullanılması buna bir örnektir.

• İkinci kullanım şekli, Türkiye-ABD Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (SEİA) kapsamındaki uygulamalardır. Bu tür uygulamaya bir örnek vermek gerekirse, Avrupa’da konuşlu ABD Hava Kuvvetlerine ait filoların 48 savaş uçağıyla sınırlı olmak üzere rotasyon çerçevesinde İncirlik üssü’ne intikal etmelerine verilen izin gösterilebilir. Bu kapsamda, NATO planlarına yönelik olarak eğitim yapmak için gelen ABD uçakları önceden belirlenen eğitim alanlarında uçuş eğitimi yapmakta ve yine belirlenen rotaları izleyerek Konya atış sahasına giderek eğitim mühimmatı ile atış eğitimi yapmaktadırlar.

Bunlar dışında, yabancı bir askeri kuvvetin İncirlik’ten doğrudan yararlanmasına imkan veren Türkiye’nin taraf olduğu bir milletlerarası antlaşma veya anlaşma mevcut değildir.

Belirtilen bu iki kullanım şekli dışında, İncirlik Üssü’nün kullanılması sadece Hükümetin önerisiyle ve TBMM tarafından alınacak bir kararla gerçekleşebilir. Bu konuda Anayasamızın 92. maddesi hiçbir yoruma açık değildir.

BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararlara dayanılarak kabul edilen Bakanlar Kururu Kararıyla ABD’ye İncirlik Üssü’nden ana lojistik ikmal üssü olarak yararlanması için verilen izin hukuk dışıdır ve Anayasanın 92. maddesini ihlal etmektedir.

Yukarda ayrıntılı biçimde belirtmiş olmakla beraber, şu hususun bir kere daha altının çizilmesinde yarar vardır:

BM Güvenlik Konseyi kararları BM Yasası’nın VII. bölümü kapsamında alınsalar dahi, bunlar, muhatap devletlere yönelik ve gerekleri otomatik olarak icra edilecek emir ya da talimatlar oluşturmaz. Bu kararların, Anayasamızın 92. maddesi “by-pass” edilerek uygulanması hukukla bağdaşmaz. Yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunma yetkisinin TBMM’nde değil de, BM Güvenlik Konseyi’nde olduğu şeklinde bir anlayışla hareket edilmesi ve bu doğrultuda emsal yaratılması hukuka olduğu kadar, devlet yönetimi mantığına da aykırıdır. AKP hükümetinin bu konudaki yorumu ve uygulaması hatalı ve tehlikelidir. Güvenlik konseyinin sözkonusu nitelikteki kararlarının meşruiyet çerçevesinde icrası, ancak Bakanlar Kararına istinaden TBMM onayı ile mümkün olabilir.

Bu bakımdan, 8712 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden Türkiye ile ABD arasında imzalandığı Dışişleri Bakanlığı Basın Bilgi Notu’ndan anlaşılan, İncirlik Üssü’nün ABD tarafından lojistik ikmal merkezi olarak kullanılmasına ilişkin gizli tasnifli anlaşma, yasal değildir ve Anayasa’nın 92. maddesine aykırıdır

Reklamlar

İşlemler

Information




%d blogcu bunu beğendi: