Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Belbaşı Tesisinin Kapanması ve Yeni Bir Sismik Araştırma İstasyonunun Faal Hale Getirilmesi

25 12 2003

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Belbaşı Tesisinin Kapanması ve Yeni Bir Sismik Araştırma İstasyonunun Faal Hale Getirilmesi ile İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısına ilişkin, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, söz konusu anlaşmayla, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı olmakla birlikte, Amerika sorumluluğunda ve Amerikalı personel tarafından işletilen Belbaşı Sismik Gözetleme İstasyonunun, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü İdaresine geçmesi öngörülmektedir.

Belbaşı Sismik Gözetleme İstasyonu, Rusya Federasyonundaki nükleer denemeleri izlemek amacıyla, Amerika tarafından, 1950’li yıllarda, Türkiye ile Amerika arasındaki ortak savunma işbirliği çerçevesinde kurulmuştur.

Soğuk savaş yıllarında, Amerika ile Sovyetler Birliği arasındaki nükleer silahlanma yarışı sırasında ve dünya barışının iki süper güç arasında terör dengesine dayandığı dönemde, bu tesis, çok önemli bir askerî istihbarat görevi yapmaktaydı.

Bugünün koşullarında, tesis, her ne kadar askerî istihbarat fonksiyonunu yitirmişse de, nükleer denemelerin izlenmesi açısından değerini kaybetmemiştir.

Değerli arkadaşlarım, ayrıca, bu tesis, fay hatları açısından hassas bir bölgede bulunan ülkemizin, özellikle sismik hareketleri yakından takibi konusundaki donanım ve kabiliyetlerine ciddî bir katkıda bulunabilecektir.

Bu nedenlerle, tesisin, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsüne devri hem barış ve güvenliğe hem de bilimsel araştırmalara katkıda bulunacaktır.

Değerli arkadaşlarım, Belbaşı tesisi, nükleer silahların yayılmasının önlenmesinde merkezî bir görev üstlenmiş olan Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması bağlamında yürütülen çalışmalara da veri sağlayacaktır.

Nükleer Denemelerin Yasaklanması Antlaşması, atmosferde, su altında, yeraltında ve yeryüzünde şiddeti 1 kilotonun üstündeki bütün patlamaları tespit etmek ve bunların kaynağını belirlemekle yükümlüdür. Bu maksatla, yeryüzünde 321 istasyondan oluşan bir uluslararası izleme sistemi kurmayı öngörmektedir. Bu izleme sistemi aracılığıyla sismik, radyonüklid, hidroakustik ve infrasound gibi yöntemlerle patlamaların yeri, niteliği ve şiddeti ölçülebilmektedir. Uluslararası izleme sisteminden alınacak tüm veriler, değerlendirilmek üzere, Viyana’da oluşturulan Uluslararası Veri Merkezine iletilecektir.

Belbaşı tesisinin bu izleme ağı içinde kayda değer önemde bir yeri olacaktır. Nükleer Denemelerin Yasaklanması Antlaşmasını etkili bir nükleer yayılmayı önleme rejimi haline getirecek olan temel unsur, antlaşmanın uluslararası planda yürürlüğe girmesi için, nükleer yeteneği bulunan veya bunun eşiğinde olan ülkeler tarafından onaylanmasını öngörmüş olmasıdır. Bu açıdan, antlaşmanın yürürlüğe girmesi için, özel olarak seçilmiş olan 44 ülkenin antlaşmayı onaylaması zorunludur; bu 44 ülke arasında Türkiye de yer almaktadır.

Türkiye’nin, söz konusu 44 ülke arasında yer almasının nedeni, Uluslararası Enerji Ajansı denetimine tabi olan Çekmece Nükleer Araştırma Reaktörüne ve İstanbul Teknik Üniversitesi Nükleer Araştırma Santralına sahip olmamızdan ileri gelmektedir. Şu ana kadar, antlaşma, 168 ülke tarafından imzalanmış ise de, onaylanma, bunların sadece 104’ü tarafından gerçekleştirilmiştir.

Antlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için onayı gereken 44 ülkeden ise, şu ana kadar, 32’si onay işlemlerini tamamlamıştır.

Onayı gereken diğer ülkeler, Amerika, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Hindistan, İran, İsrail, Kolombiya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kuzey Kore, Mısır, Pakistan ve Vietnam’dır.

Amerika’nın bu antlaşmayı henüz onaylamamış olması dikkat çekicidir. Zira, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, Amerika’nın başta gelen bir dışpolitika önceliğidir. Bu bakımdan, Amerika’nın onay işlemlerini tamamlaması, diğer ayak sürüyen devletler için iyi bir örnek olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, altını çizmek istediğimiz bir husus da, Belbaşı tesisinin ulusal veri merkezine bağlanmasının gerçekleştirilmesi durumunda, deprem kuşağında yer alan ülkemizin, küresel sismolojik verilere ulaşımı sağlanacak, ayrıca, deniz altında veya yüzeyinde gerçekleştirilecek patlamalar ile ses duvarını aşan uçaklara fırlatılan roket ve füzelerin algılanabilmesi, nükleer patlamalar ve atmosfere yayılan radyoaktif sızıntılar hakkında bilgi edinilmesi, imkân dahiline girecektir.

Değerli arkadaşlarım, sözlerime son verirken, şu noktanın altını çizmekte yarar görmekteyim. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi doğrultusundaki uluslararası nitelikteki girişim ve çabalarını kuvvetle desteklemektedir. Özellikle, Ortadoğu bölgesinde bu silahların yayılmasının engellenmesi, Türkiye açısından yaşamsal önemdedir. Örneğin, bölge devletlerinden birinin daha, nükleer silaha ve atma vasıtalarına sahip olması halinde, tüm Ortadoğu ve bizim bölgemiz, son derece tehlikeli bir “terör dengesi” tehdidi altında yaşayacaktır. Bu bakımdan, onaylayacağımız anlaşmayla, Türkiye, bölge barış ve istikrarına katkıda bulunmuş olacaktır.

Bu görüşle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, Belbaşı tesisinin Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü İdaresine geçmesini sağlayan antlaşmanın onaylanmasını uygun bulduğumuzu bildirir, hepinizi saygıyla selamlarım

Reklamlar

İşlemler

Information




%d blogcu bunu beğendi: