Dışişleri Bakanlığı mensuplarının görevleri ile ilgili yaş haddi

15 03 2003

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, bu tasarının, Dışişleri Bakanlığı personeli ve dış ilişkilerin yürütülmesi üzerindeki olumsuz etkilerini Yüce Heyetinize kısaca izah edeceğim. Önce, bu tasarının ülkemizin dış temsilinde ve dış politikasının yürütülmesinde çok önemli bir görev üstlenen büyükelçilerimizin görevlerini ne şekilde etkileyeceğini sizlere kısaca belirteyim.

Değerli milletvekilleri, zorunlu emeklilik yaşının 61’e indirilmesi ve bundan büyükelçilerin 1’er yıllık görev uzatımı suretiyle muaf tutulması, büyükelçilerimizin 61 yaşından sonra görev yapmalarını istisnaî bir hale getirecektir. Bunun sonucu olarak da büyükelçilerimizin görev süreleri belirsizliğe itilmiş olacaktır; yani, büyükelçiler, görev sırasında görev süreleri aslında sona ermiş; ama, uzatılma ihtimali bulunan personel durumuna indirgenecektir.

Böylece değerli milletvekilleri, kıdemli büyükelçilerimiz, görev uzatma kararının baskı ve tehdidi altında bulunan ve hükümetin mutlak güveninden yoksun bir görüntüye mahkûm olacaklardır. Büyükelçilerimiz kişisel düzeyde, ülkemiz ise her bakımdan ciddî bir itibar kaybına uğrayacaktır. Bu durumda, büyükelçilerimizin ülkemizin yüksek çıkarlarına ilişkin olarak verecekleri mesaj, ağırlığından ve öneminden kaybedecektir. Bu tasarı kabul edildiği takdirde, büyükelçilerimizin devlete sağlayacakları verim, hizmet ve yarar aşındırılacaktır; yabancı ülkelerle diplomatik iletişim kanallarında ağırlık Ankara’ya kayacaktır ve Ankara’daki yabancı temsilcilere gereğinin ötesinde önem ve itibar kazandırılacaktır.

Değerli milletvekilleri, zorunlu emeklilik yaşının 61’e indirilmesi, Dışişleri Bakanlığında, gerçekte emeklilik yaşının 58’e, 59’a inmesi sonucunu doğuracaktır; çünkü, 58-59 yaşına gelen bir büyükelçinin 4 yıllık dış göreve atanması mümkün olmayacaktır. Bu durumda, 56-57 yaşına gelen ve büyükelçilik unvanını kazanmış olan memurlarımızın büyük kısmı, emekliliklerini isteyerek, özel kesimde kendilerine iş arayacaklardır. Böyle olunca, sözünü ettiğim nedenlerle, Dışişleri Bakanlığının içeride ve dışarıda en üst ve önemli görevlerde bulunan personelinin topluca emekli edilmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalınacaktır.

Değerli milletvekilleri, bu gelişme, dış politikada ciddî bir zafiyete yol açacaktır; çünkü, en üst düzeyde boşalacak kadrolara yapılacak toplu atamalar, bakanlık teşkilatını siyasî etkiye maruz bırakarak, bakanlığın siyasî baskılara kapalı olma niteliğini ve öz değerlerini sarsıcı bir etki yapacaktır. Bugüne kadar Dışişleri Bakanlığının en önemli bir vasfı değerli milletvekilleri, aynen Türk Silahlı Kuvvetleri gibi, politize olmaması, siyasî etkilere karşı kendini koruma imkânına sahip bulunmasıdır. Dışişleri Bakanlığının politize olması, partizan politikaların odağı haline gelmesi, ülkemizin dış güvenliğinin sağlanması açısından yaşamsal, olumsuz etkiler yapacaktır. Bakanlık eğer, partizan politikaların etkisi altında kalırsa, Türkiye’nin dış politikası ve dış güvenlik politikası ulusal çıkarlar ışığında saptanamayacaktır; bu, son derece tehlikeli bir durum yaratır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Efendim, müsaade eder misiniz… Mikrofonunuzu açıyorum; buyurun.

MUSTAFA ŞÜKRÜ ELEKDAĞ (Devamla)- Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’de, bir dönemde, polis teşkilatına değişik akımların sızdığına ve bu durumun, ülkemizde içgüvenliği nasıl felç ettiğine hepimiz tanık olduk. Böyle bir gelişmenin Dışişleri Bakanlığı bünyesinde vuku bulması, Türkiye’nin dış politikasını ne hale getireceğini tasavvur edebilirsiniz. Bu duruma sebebiyet vermenin, değerli milletvekilleri, ağır vebalini takdirlerinize sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Dışişleri Bakanlığında emekli edilebilecek memur sayısı, yarısından fazlası büyükelçi olmak üzere, 150’yi bulmayacaktır. Önemle üzerinde durmak istediğim bir husus da, emekli edilecek büyükelçilerin toplam büyükelçiler sayısının yüzde 40’ı gibi bir orana varmasıdır.

Değerli milletvekilleri, büyükelçiler, 20 yılda tam verimli hale gelen Amasya’nın misket elması ağacı gibidirler, uzun çalışma, birikim ve deneyim sonucunda verimli hale gelebilirler. Büyükelçileri 60’ında emekli etmek, misket elması ağacını 19 uncu yılında kesmek gibidir.

Belirtmek istediğim bir başka husus da değerli milletvekilleri, diplomasi başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığının tüm faaliyetleri, deneyim ve uzmanlık istemektedir. Bu bakımdan, büyükelçi ve diğer diplomatların yanı sıra, idarî memurlarımızın, haberleşme ve kripto görevlilerimizin halen verimli oldukları bir dönemde emekli olmaları, gerçekten, hizmetin büyük ölçüde aksamasına sebebiyet verecektir.

Hemen belirteyim ki, yerine getirdiği çok önemli görevlere karşın Dışişleri Bakanlığı bütçesinin genel bütçedeki payı binde 36’dan ibarettir. Bu bakımdan, devlet kurumlarında tasarruf gayesiyle yola çıkıldığında, ele alınması gereken belki de en son kurum Dışişleri Bakanlığıdır. Sonuç olarak, Dışişleri Bakanlığının, kurum olarak bu uygulamadan muaf tutulmasının zorunlu olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, lütfen, bu söylediklerimi vicdanlarınızın ve mantığınızın terazisinde tartınız.

Sayın milletvekilleri, bu hususları önemle dikkatinize getiriyorum ve saygılarımı sunuyorum.

Reklamlar

İşlemler

Information




%d blogcu bunu beğendi: